Öğrenilmiş Çaresizlik Kuramı Nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik nedir? Bir şeyi öğrenmek için nasıl tekrar tekrar uyguluyor ve üzerinden geçiyor isek öğrenilmiş çaresizlik de benzer bir mantık ile ediniliyor. Stresli durumların tekrar tekrar yaşanmasından sonra, öğrenilmiş çaresizliğin ortaya çıktığını görebiliyoruz. Kişiler, artık durumu kontrol edemeyeceklerine inanırlar ve bu noktada denemeyi de bırakırlar. Bunu değiştirme fırsatı olduğunda bile artık denemediklerini görebiliriz. Çağımızda öğrenilmiş çaresizliğin örneklerine çok sık rastlar olduk.

Öğrenilmiş çaresizlik sendromu , 1967 yılında hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bulunuyor. Yazımızın devamında bu deneylerin birkaçından söz ediyor olacağız. Hayvanlar üzerinde yapılan testler ve bulgular sonucunda ise bu durumun insanlar için de geçerli olabileceği kuramı ortaya atıldı.

Ortaya çıkan bu psikolojik kuramın, artan stres ve depresyon duygularına yol açtığı biliniyor. Bazı insanlar için travma sonrası stres bozukluğu ile bağlantılı olduğu öne sürülüyor. Kişilerde şu hissin uyandığını görebiliyoruz: “Etrafımdaki olayları kontrol edemiyorum.” Kişi bunu anladığında artık motivasyon kayıpları görülüyor. Durumu olumlu yönde değiştirmeye dair bir fırsat doğsa bile harekete geçmedikleri görülür. Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan bir kişinin 3 temel özelliği Prof. Martin Seligman tarafından şöyle ifade ediliyor:

1.Travma karşısında pasif olmak
2.Tepkilerin travmayı kontrol edebileceğini öğrenme zorluğu
3.Stres seviyelerindeki artış

Bu durumun çocuklarda ve yetişkinlerde farklı bir şekilde ele alındığını görebilirsiniz. Yetişkinler için öğrenilmiş çaresizlik;

-Sigarayı hiç bırakamayacağını düşünme
-Hiç kilo veremeyeceğini düşünmek
-Aile içi şiddetten kaçınmak

gibi örnekleri kapsayabilirken, çocuklar içinse;

-Derslerinde başarılı olamayacağını hissetme
-Kendinden beklenen ihtiyaçlara uygun veremediğini hissetme

Örnekleri ile bizi karşılayabilir. Çocuklarda genellikle okul çağında ortaya çıktığı biliniyor.

Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Yenilir? Nasıl Aşılır?

Öncelikle üstesinden gelinemeyecek bir psikolojik durum değildir. Gayet de yenilebilir. Yaygın tedavi yöntemleri arasında terapi geliyor ancak yine de öğrenilmiş çaresizlik tanınız var ise bunun için bir uzmandan yardım almanız en doğrusu olacaktır. İçeriğimiz daha çok farkındalık yaratmak amaçlıdır. Öğrenilmiş çaresizlikte özellikle bilişsel davranışçı terapi uygulanıyor. İnsanların düşünme ve hareket etme şekillerini değiştirmek ve bu tür zorlukların üstesinden gelmek konusunda yardımcıdır. Terapide genel olarak size önerilenler şunlar olacaktır:

-Mutlaka destek ve cesaret alın
-Sizi öğrenilmiş çaresizliğe iten şeylerin temelini keşfedin
-Çaresizlik duygularını azaltmanın yollarını geliştirin
Öğrenilmiş çaresizlik sendromunu tetikleyen olumsuz düşünceleri belirleyin
-Öğrenilmiş çaresizliği arttırmaya sebep olan davranışları belirleyin
-Düşünce ve davranışlarınızda daha olumlu ve faydalı olanlara yönelin
-Benlik saygısını geliştirin
-Sizin için zor olan duygulara odaklanın ve onlara çalışın
-İstismar, ihmal ve travma vakaları var ise bunlar dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır
-Kendiniz için görevler ve hedefler belirleyin

Hayvanlarda bazı egzersizlerle öğrenilmiş çaresizliğin önlenebileceği öne sürülüyor. İnsanlar için kanıtlanmış veriler olmasa da fiziksel aktivitelerin ve egzersizlerin zihinsel sağlığa fayda sağladığı deneyimlenmiştir. Anksiyete, depresyon ve stres gibi olumsuz duyguların azaltılmasında ve önlenmesinde yardımcı olduğu biliniyor. Tüm bunlar sürecin olumlu yönde ilerlemesine katkı sağlayabileceği düşünülen aktiviteler ve eylemler olsa da bir psikoloji veya terapi uzmanının yerini tutmayacaktır.

Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyleri ve Örnekleri Neler?

Öğrenilmiş çaresizlik deneyi denildiğinde akla köpekler üzerinde yapılan şok örneği gelir. Seligman ve Overmier tarafından yapılan bu çalışma ile bu psikolojik rahatsızlığa dair tanı ortaya atıldı.

Öğrenilmiş Çaresizlik Köpeklerde Şok Deneyi

-Çalışmanın birinci bölümünde Grup 1 köpekleri bir koşum takımına konuldu ve daha sonra serbest bırakıldı.
-Grup 2 ve Grup 3 köpekleri ise çitlere bağlı bir şekilde koşum takımındalardı. Grup 2’deki köpeklere rastgele zamanlarda elektrik şoku verildi ve köpeklerden bir tanesi mekanizmadaki kola basarak şoku sonlandırabildi.
-Grup 3’teki köpekler Grup 2 köpekleri ile eşleştirildiler. Grup 2’deki bir köpek şok aldığında, Grup 3 köpeklerinden eşleştirilmiş olanı da aynı yoğunlukta bir şok geçiriyordu. Ancak kolu durdurmadıkları için şok da durmadı. Şok rastgele olarak sona erdi. Buna neden olan ise Grup 2’deki eşleştiği köpekti. Bu başarısızlık, Grup 3 köpekleri için şoku “kaçınılmaz” kıldı. Aynı deneyin basitleştirilmiş hali tekrar uygulandığında, Grup 1 ve Grup 2 köpekleri  bu görevi çabucak öğrenip şoktan kurtulurlar. Grup 3 köpekleri ise yapacakları hiçbir şeyin şokları etkilemediğini öğrendikleri için şok karşısında pasif bir şekilde uzanarak sızlanırlar. Bu köpekler üzerinde yapılan 3. Deneyde de aynı sonucun alındığı gözlemlenmiştir.

Öğrenilmiş Çaresizlik Fil Deneyi

Öğrenilmiş çaresizlik deneyi ile ilgili bir başka ilginç hikaye ise filler ile ilgili olanıdır. Bu çok yaygın bir hikayedir. Özellikle Hindistan’da bunun sıklıkla yapıldığını görebiliriz. Hindistan’da fillerin evcilleştirildiğini hepimiz biliyoruz. Evcilleştirilen bu fillerin kontrolü ise bebekliklerinden bu yana verilen eğitim ile gerçekleştiriliyor. Bebeklik döneminde daha minikken fillerin ayaklarından bir iple kazığa bağlandıkları ve ne kadar deneselerde bu ipten kurtulamadıkları görülüyor. Fil gün geçtikçe büyüyüp ayağındaki halattan kurtulmayı başaracak güçte olduğunda bile bunu yapmayı denemediğini görebilirsiniz. Öğrenilmiş çaresizliğin bu dev fillerde bile ne kadar etkili olduğunu görebiliriz.

Öğrenilmiş Çaresizlik Köpekbalığı Deneyi

Öğrenilmiş çaresizlik köpek balığı deneyi ise şöyle başlıyor. Dev bir köpekbalığı dev bir fanusun içine atılıyor. Fanusun karşı tarafına da köpekbalığının yiyebileceği bir balık konuluyor. Bu iki balık arasına bir cam fanus konuluyor. Köpekbalığı deneyin başında ortadaki camın diğer tarafında yer alan balığı yiyebilmek için sürekli hamleler yapıyor. İlk başlarda seri ve sert hamleler yapan köpek balığının hamlelerinin zamanla yavaşladığı görülüyor. Hamleler azalıyor ve en sonunda köpekbalığı ne yaparsa yapsın ortadaki camı aşamadığını görüyor. Karşıdaki balık ise köpekbalığının ne yaparsa yapsın kendisini yiyemeyeceğini öğreniyor. Her iki taraf da bir öğrenilmiş çaresizliğe mahkum oluyor. Bir süre sonra ortadaki cam kaldırıldığında dahi köpekbalığının karşıdaki balığa hiçbir şekilde hamle yapmadığı görülüyor.